Balıkçı Kasabası KıyıKöy

Nazlı Aydın 29.07.2018
Gitmeden önce böylesini hayal etmediğim bir balıkçı kasabasına düştü yolum!

Enfes bir yer keşfettim, gittim, geldim hemen yazıya dökmek istedim.
İstanbul'a 2,5 saat uzakta çok ama çok keyifli bir kamp ve tatil köyü.
Tatil köyü diyince yanlış anlaşılmasın. Öyle Bodrum, Çeşme'deki tatil köylerine benzemiyor. :)
Tam olarak bir ''köy'' olan Trakya'nın Karadeniz sahilinde ''Kıyıköy'''e çevirdik rotamızı bu sefer.



Kıyıköy'ü gerçekten daha önce duymamıştım, henüz daha varmadan gidiş yolunda zaten epey şaşırtmaya başladı.
Nefis ağaç ve rüzgar gülü manzaralarının arasından geçerek keyifle gidebileceğiniz bir yolculuk.
Biz gitmeden kamp alanlarının daha keyifli olduğunu duyduğumuz için çadırımızı yanımıza aldık.
Gitmeden de deneyebileceğimiz özel, farklı bir otel olur mu diye baktık ancak çok dikkat çeken biryer çıkmayınca kamp alanına gitmeye karar verdik.
Gittiğimde iyi ki de öyle yapmışız dedim çünkü oteller gerçekten şehrin merkezinde ve çadır alanları ise asıl güzel manzaralı deniz ve nehir bölgesine çok daha yakın.
Haliyle şarabını alıp gitmelik ve en güzeli de doğa ile iç içe.
Biz illa otelde kalmak isteriz derseniz de restaurantını denediğimiz ''Saklı Cennet'' diye bir otel var oranın tepeden deniz manzarası vardı ve odalarını görmesem de restaurantından anlaşılan güzel bir yere benziyordu.
Burada ki pansiyonların fiyatları uygun ancak bu noktada çok da fazla bir beklentiniz olmamasını öneririm. Modern işletme kültürü ne otellerde ne de restaurantlarda oturmuş durumda burda. Saf en eski hali ile işletmecilikler mevcut.
Buranın asıl olayı o gözleri kamaştıran doğasının renkleri; mavi deniz, yemyeşil nehri ve ağaçları.



Gelelim bu güzel köyde yapılacaklara.
Öncelikle burası tekrar vurguluyorum tam bir köy.
Herşey en temel haliyle sanki 80'lerden kalma çadır alanlarındaki gibi ailelerin çocukları ile geldiği ve kamp yaptığı bir yer.
Birçok kamp alanı var biz ''İlyas'ın Babanın Yeri'' diye :) bir kamp alanını denize ve nehre yakın olması nedeniyle tercih ettik.
Kıyıköy denizi berrak, temiz ve mavi.
Sadece çok açılmadan yüzmekte fayda var çünkü akıntının olduğu bir deniz.
Rüzgarlı, yağmurlu havalarda girmemek de fayda var.
Sahilinin kumu bembeyaz dağların arasında koy gibi yerleşen masmavi deniz çok ama çok güzel.



Denizden sonra buranın olmazsa olmaz aktivitesi nehir turu. Bunu mutlaka ama mutlaka yapmanızı öneririm.
Ben hayatımda yeşilin bu denli farklı tonu ile çok ama çok az karşılaştım.
Sizin sürebileceğiniz deniz bisikleti, kayık veya isterseniz sizi gezdirecek motorlu kayık imkanları var.
Hangisini seçerseniz seçin pişman olmayacaksınız.
Ağaçlar arasında, yeşilin ortasında, suyun içinde nilüferler, kaplumbağ, kurbağa, su yılanı ile birlikte yol alacağınız enfes bir deneyim.





Biraz daha gezmek görmek isteriz derseniz Aya Nikola Manastırı var.
30 yıldır burayı temizleyen, koruyan bir bekçi var kapıda ancak dürüst olmak gerekirse manastırın hali maalesef pek iç açıcı değil. Yeterince korunmamış.
Biz çok kısa buraya baktıktan sonra biraz o yolun devamı olan ormanlık alana doğru bir yürüyüş yaptık ve yine enfes yemyeşil manzaralarla karşılaştık.

Yemek yenecek yerlere göz atacak olursak; kahvaltı ve balık restaurantları genelde birlikte.
Aynı otel işletmeciliğinde olduğu gibi restaurant işletmeciliği de biraz geride kalmış burda ancak olabildiğinde manzaralı keyif alabileceğimiz yerleri seçmeye çalıştık. Gerçekten manzaraları harika olan birkaç restaurant önerecek olursam; ilki ''Saklı Bahçe''.
Burası Kıyıköy Limanı manzaralı kahvaltı yaptığımız yerlerden biri.
Biz ordayken balık servisleri de vardı.
Kahvaltılar genel olarak serpme değil tek kişilik tabakta kahvaltılar halinde.
Köy genelinde tüm restaurantlarda kahvaltı geleneği böyle.
Kahvaltı ve yemek için bir diğer opsiyon ''Yasin Balıkçı Restaurant'' veya ''Saklı Cennet, Yasin'in yeri'' olabilir.
Tüm bu restaurantlarda güzel manzara eşliğinde kahvaltı, yemek kısa bir atıştırmalık molası verebilirsiniz.
Köyün içinde başka başka yerler de var tabi, köyü mutlaka gezin yerli halk kendi halinde ve oldukça yardımsever.
Ben mangalcıyım kendi mangalımı kendim yaparım diyenlerdenseniz kamp alanında ateş yakmanız için özel yerler de mevcut.



Kıyıköy'ün turizm potansiyeli çok yüksek çünkü doğası muhteşem!
Tatilcilerin artmasıyla birlikte sahil ve ormanlık alanlarda çok fazla bilinçsizce sokaklara atılan çöpler bulunuyor ve bunun belediye tarafından önleminin alınmadığı sürece bu doğa harikasını en doğan hali ile korumak zorlaşabilir.
Kıyıköy bir turizm yeri olarak kalmamalı bunun da ötesine geçerek bir kültür yeri haline gelmeli. Biz bu konuyla ilgili Çevre Dedektifi Güven İslamoğlu'na da yazdık.
Giderseniz, yolunuz düşerse ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız.
Özellikle İstanbul ve çevre illerde yaşayanlar kışın veya yazın hafta sonu veya kısa süreli kafa dinlemek isterseniz burası gerçekten gidilip görülesi bir yer.
Kamp severler, kısa mola verip su ve yeşili görüp nefes almak istiyorum diyenler, şarabımı ya da biramı alıp bir deniz kenarında oturup gevşemek istiyorum diyenler sizleri bu tatlı mı tatlı doğa harikası Kıyıköy'e alabiliriz.
Herhangi bir sorunuz olursa bana her zaman sayfadaki mesaj kutumdan yazabilirsiniz.

Sevgiler
Nazlı

Bu Yazıyı Paylaşmak İstersen

Yorumlar

Sayfayı Paylaş