Mindfulness'a Dair

Nazlı Aydın 10.02.2019
Bir süredir düşünüyorum meşgul olan dünya mı zihin mi?

Meditasyon ve yoga on seneye yakın bir zamandır hayatımda.
Düzenli pratiklerimi yaptığım ve kendime döndüğüm her an bende yarattığı farkındalık hep başka.
Son birkaç senedir tüm bunlarla birlikte hayatıma giren Mindfullness ile biraz daha keşiflerim arttı ve en son Organic Intelligence'ın ''O'' suna giriş diyebileceğim bir workshop ile adım adım gittiğim bu yolun çeyreğine gelmiş gibi hissediyorum.
İnsan, sinir sistemi, psikoloji bitmek bilmeyen keşfedilmesi sonsuz bir dipsiz kuyu.

Gerçeği paylaşmak gerekirse, senelerdir hep bu pratiklerin ve ortamların içinde olup zaman zaman durup kendime ve çevremdekilere baktığım; bu kadar araştırıp, öğrenip, pratiklerini yapıp neden hala o tıkanma noktasına geliriz ki diye sormaktan kendimi alamadığım zamanlar oldu.
Bu hali bile mükemmeleştirme çabasında olan bu beyne ne demeli?:)
Bilimsel olarak kanıtlanmış ki; beyin vücut enerjimizin %20'sini tüketiyor.
Bunun herhangi bir organın tükettiğinden fazla olduğu kanıtlamış.
Oysa beynin ağırlığı, yetişkin bir organizmanın ağırlığının sadece %2'si kadar.
Şimdi anlıyorumki zaten doğal olan bu.
Tüm bu pratiklerle düşünce ve fikirlerin değişmesini beklemek anlamsız, neysek oyuz.
%2'lik bir ağırlık hiçbir organda olmayan %20'lik bir enerji tüketiyor, sürdürülmesi bukadar pahalıya mal olan bir şeyin gelişmesi için, hayati bir ihtiyacı karşılayacak bir yol sayılması gerekir.
Asıl önemli olan düşünce ve fikirlerin yerine ''onlarla olan ilişkilerimizin'' değişim süreci.
Bu da sürdürülebilir emek ve çaba gerektiriyor.
Böyle anlarda artık ''That's ok not to be ok', sadece içindeki sesi duy ve anla'' diyerek bilinçli seçimlerle yola devam etme çabasındayım.
Onu anlamak ve farketmek işin en büyük parçası.
Tüm bu fikir ve düşüncelerle onlarla birlikte, onlara rağmen ne yapabilirim keşfetmenin derdindeyim.
Sadece ne hissettiğimizin farkına varmak, duygusal düzenlemeyi destekliyor ve içimizde olan biteni göz ardı etmekten vazgeçmemize yardım ediyor.
Donma, tepki, kaçma halinde misin farket. Sinir sistemine kulak ver.
Nasıl hissettiriyor? Aslında ne istiyor?
Kendini nasıl doğru ifade edebilir?
Düşünsene başkasına bile bazen söyleyemediğin, ifade edemediğin şeyi sen kendine nasıl ifade etmiş olabilirsin?
Herşey önce kendine itiraf ve ifadeden geliyor.

Evet pratiğini yaptığında beynini ve dolaylı yoldan zihnini bir an bile olsun sakinleştirdiğinde dünya daha başka görünüyor gözüne ancak kaos halinde bunu devreye almak peki nasıl olacak?
Herşeyde olduğu gibi emek gerekiyor.
Zihne üç kere ''iyisin, iyisin, iyisin'' diyerek üç kere ''derin nefesler al'' ile kaos anında sakinleştirmek gibi bir büyü maalesef yok.
Sakinleşmeyi Amazondan satın almak hiç ama hiç mümkün değil:)
Ne yapmak gerekiyor peki?

Sinir sistemi tüm bunun temelini oluşturuyor.
Şimdilerde biraz biraz mantığıma oturtmaya başladığım, paylaşmak istediğim bazı noktalar var.
Biraz daha bu insani hallerimizi normalleştirmeye başladım.
Hep yoga, meditasyon ve mindfullness'ın iyi geldiğine dair iyi hisleri taşıyordum bunu zihnimde bedenimde birebir yaşıyordum ancak şimdi sinir sistemine dair okudukça, öğrendikçe daha da netleşiyor bulutlar.

Beyin küçüklüğümüzden itibaren şekilleniyor, yollarını kendini korumak için kendi çapında oluşturuyor.
Kimimizin nedeni sevilmek, kimizin nedeni sakinleşmek, kimi de bağ kurmak.
Herbirinin kendi çapında oluşturduğu neden-sonuçlar ve yollar var.
O yollar zamanında bizi korumuş, yıllarca yollar uzun uzun oluşmuş.
Şimdi herşeyi sil baştan değiştirmek kolay olmamalıydı zaten.

Beynin yollarının üzerinden geçerek o yolakları değiştirmek için düzenli mindfullness pratikleri güzel bir başlangıç.
Bilinçli karar almak, bilinçli hareket etmek, bilinç ile dans etmek için onunla önce raksetmek gerekiyor.
Kaos anlarında derin nefesler alıp vermeyle maalesef bir anda hoooop herşey düzeldi dünyasına adım atamıyoruz.
Şundan eminim; nefes bu ana ait olan en temel kavram. Gelecekte ya da geçmişte nefes alamazsın nefes hep bu andadır.
Zihin madem geçmişe geleceğe gitmeye bu kadar meraklı o halde nefesle onu yola getirmek etkili bir yöntem olacaktır.
Dişleri her gün fırçalar gibi bilincinde ve beynin paslı yollarını fırçalamak gerekiyor.
Ben iyiyim gayet mutluyum halimden, tepkilerimden diyorsan o da ok ama buraya kadar okuduysan vardır bir nedeni bir kulak ver:)

Sinir sistemi dengede olmadığında kaos halinde zihnin en güzel oyunu işi kolaylaştırıp hemen kolay cevaba sığınmak.
Hep bildiği, alıştığı yola atlamak.
Bağırmak, suçlamak, kaçmak, dinlememek, sessizleşmek, saçmalamak vb. hangisi senin alıştığın yol dersin?
Mindfullness pratikleri tam da burda devreye giriyor ve farkettiriyor.
Hoşuna gideni, gitmeyeni, içinden geleni sana usulca senin sesinden fısıldıyor.
Duygularını bastırmadan onlara rağmen onları kapsamaya ve dengelenmeye davet sunuyor.
Düzenli pratik sonrası kendi sesine direnç göstermeden o sesi de yanına alıp kendini şefkatle yani en net ve açık bir ifade ile anlatman için yol açıyor.
Şefkat son zamanlarda anlamını epeyce karıştırdığımı farkettiğim kelimelerden.
Hep yumuşak olma, herşeye bir olur yol bulma hali ve kırmama hali diye düşünmüşüm ben hep.
Farkettim ki şefkat; ne istediğini net ve açık, güzel bir dille ifade etme hali.

Günlük koşturmacalar ''kendilik'' olarak adlandırdığımız şeyin özünü ve doğasını korumaktan alıkoyabilir.
Beden kayıt tutar kitabında şöyle der; ''Fizyolojimizin sakinleşmesi, iyileşmesi ve büyümesi için güvenliğin içsel hislerine ihtiyaç duyarız.
Bunlar karmaşık ve zor elde edilmiş kapasitelerdir''.
Mindfullness işte bu kapasiteyi arttırmak için bize iyi gelecek şeylerden biri.
Durağan hal ''Kendilik'' duyunuzu yaratmak için bir arada çalışan beyin alanlarını harekete geçiriyor.

Biz içsel uyarılarımızın işaretlerini bir yana ittiğimiz sürece umusarmadığımız sürece bu işaretler bizi ele geçirmeye devam edecektir ve bizleri şaşkın, panik, kafamız karışmış bazen de utanç içinde bırakacaktır.
Zihin haritalarımızın yollarını, beynimizin kodlarını değiştirmek için sinir sistemimizi yeniden düzenlememiz gerektiği aşikar.

Mindfullness, bilinçli farkındalık, esnek dayanıklılık, resilience hepsi aynı yere çıkıyor.
Bu yaşam serüveninde tüm yaşadıklarımızı değiştirmek gibi bir amaçları hiç olmadı olmayacak ancak yaşadıklarımızı nasıl göğüsleyeceğimize dair bir anahtar oldukları kesin. Bazen sil baştan olsa da herşey bilinçli seçimler yapabilmemiz için ''İyi ki var'' dediğim araçlar.

Denemek istersen bu tanık olma halini deneyimlemek istersen benim yaptığım gibi hergün 20 dakikaliık veya iyi gelcekse daha kısa,uzun mindfulness egzersizleri ile denemeye başlayabilirsin.
Zeynep Aksoy'un youtube videolarını tavsiye ederim bana oldukça ilham oldu. Şimdi artık kendi pratiklerimi Insight Timer adlı uygulamadan yapıyorum.

Yazımı çok sevdiğim Rumi'nin bir sözü ile bitirmek isterim.
''İnsan kısmı bir misafirhane. Her sabah yeni birisi gelir. Bir sevinç, bir bunalım, bir zalimlik, aniden farkına varmak herşeyin, hepsi beklenmedik misafir.Hepsini karşılayıp eyle! Karanlık düşünce, utangaç ve garez...Hepsini gülerek karışıla kapıda. Ve buyur et içeri. Minettar ol gelene, kim gelirse gelsin çünkü bunların her birisi öte taraftan bir kılavuz olarak gönderildi''

Pratiklerimde de zihnimden aynen bu sözdeki gibi düşünceler geliyor geçiyor ve ben tanık olma halini hayretle izliyorum.
Anlamaya başladığım şu ki; zira bu eşsiz insan psikolojisi ve bedeninde son hiç gelmeyecek gibi görünüyor.
Yolda olmak güzel...

Sevgiler,
Nazlı

Bu Yazıyı Paylaşmak İstersen

Yorumlar

Sayfayı Paylaş